FİLM FESTİVALİ, SÜRDÜRÜLEBİLİR FİLM YAPIMI

Sucuk Olmak: Bir Filmden Fazlası, Bir Yol Arkadaşlığı Hikâyesi

Yazan: Gülen Gözkara

web sitesi görselleri 500x500 pixel (1)

İzmir Film Lab’i 2019’da ilk başlattığımızda tek hayalimiz, yaratıcı insanları bir araya getirmekti. Sinemacılar, mimarlar, yazarlar, ses tasarımcıları… Kimi zaman aynı masa etrafında toplanır, kimi zaman farklı salonlarda ama aynı heyecanla buluşurduk.

O masalarda sadece film konuşulmazdı. Hayat konuşulurdu. Sohbetler bir kahve, bir fikirle başlar, başka birinin cümlesinde filizlenirdi. Zamanla anladık ki sinema, sadece anlatılan hikâyelerden ibaret değil; nasıl anlatıldığı da en az o kadar önemli. 25.İzmir Kısa Film Festivali’nde başlattığımız sürdürülebilir yapım danışmanlığı ödülü işte bu yüzden bizim için çok kıymetliydi. Bir projeyi hayata geçirirken hem yaratıcılığa hem de gezegenimize özen göstermenin önemine dikkat çekmek istedik.

Bu fikir, “Sucuk Olmak” filmiyle ete kemiğe büründü. Yönetmen Volkan Durmuş ve Yapımcı Onur Karakuş’un kara mizah dolu hikâyesi, sadece salondaki izleyiciyi etkilemedi; yapım süreciyle de sektörde örnek oldu.  2024 İzmir Kısa Film Festivali’nde “Sürdürülebilir Yapım Danışmanlığı Ödülü”ne layık görülen film, Türkiye’de sürdürülebilir yapım uygulamalarının sahada hayata geçirildiği iyi bir örnek haline geldi.

“Sucuk Olmak” Filmi

20 dakikalık kısa belgesel, bir deve yavrusunun dünyaya gelişiyle başlıyor. Reenkarnasyonla bedenine giren özgür bir ruhun alaycı ve kara mizah dolu iç sesiyle, deve güreşlerine hazırlanışını, zaferlerini, yenilgilerini ve nihayetinde gücünü kaybettiğinde sadece bir “sucuk” olarak görülmesini izliyoruz. Film, hayvan haklarını sorgularken, geleneklerin ardındaki gerçekleri düşündüren bir anlatıyla mizahı ve duygusallığı harmanlıyor.

“Sucuk Olmak” filmi bu yıl Antalya Altın Portakal Film Festivali Film Forum kapsamında “Work in Progress Belgesel Film Platformu” ve “DCT Türkiye Katkı” ödüllerini ve İstanbul Film Station’da “Krema Ortak Yapım”, “Hafızada Kalan Proje” ve “Roots Post Colour Grading” ödüllerini kazandı.

Sürdürülebilir Yapım Uygulamaları

“Sucuk Olmak” filmi, yalnızca içeriğiyle değil; çekim sürecinde uygulanan sürdürülebilir yapım metotlarıyla da ilham verici bir yolculuk sundu.

Ekip, Eko Film Platformu’nun hazırladığı “Çevre Dostu Sürdürülebilir Film Yapımı” rehberi eşliğinde bilgilendirildi. Kağıt kullanılmadı, tüm toplantılar çevrimiçi yapıldı. Prodüksiyon süreci için çevre dostu kontrol listesi oluşturuldu ve karbon ayak izi hesaplamaları baştan planlandı.

Çekimler Tire, İncirliova, Alanya ve Elmalı’da yapıldı. 4 kişilik ekip 1510 km yol katetti, 8 gün boyunca çalıştı.

Konaklama, yerel sponsorların evlerinde gerçekleşti; böylece enerji ve su tasarrufu sağlandı. Yemeklerde evde hazırlanmış vejetaryen kumanyalar ve yerel işletmelerin etsiz menüleri tercih edildi. Gıda israfının önlenmesine özellikle dikkat edildi.

Tüm ekip kişisel mataralar kullandı; tek kullanımlık ürünler tercih edilmedi. Ulaşım için tek araç kullanıldı; elektrikli araç ve toplu taşıma tercih edildi.

Kamera bataryaları yeniden şarj edilebilir pillerden seçildi. Ekstra ışık kaynakları kullanılmadı; doğal ışık tercih edildi. Bekleme anlarında tüm cihazlar kapatıldı.

Atıklar ayrıştırılarak geri dönüşüm kutularına bırakıldı. Dijital dosyalarda da gereksiz materyaller temizlendi. Tüm bu süreçler sektörle paylaşıldı ve izleyiciler çevre farkındalığı kampanyasına dahil edildi.

Bir Mentörden Fazlası: Serpil Altın ve Korhan Uğur (Serpil Altın Film)

Ve bu yolculukta çok özel bir şey oldu. Serpil Altın ve Korhan Uğur

Türkiye’nin sürdürülebilir yapım olarak hayata geçirilen ilk filminin yönetmeni olan Serpil Altın, bu unvanı “Bir Zamanlar Gelecek: 2121” filmiyle kazandı. O filmde edindiği deneyimi, Korhan Uğur’la birlikte, EkoFilm Platformu’nun işbirliğinde İzmir Film Lab çatısı altında Sucuk Olmak projesine taşıdı.

Ancak bu kez yalnızca mentörlük yapmadılar; film boyunca doğrudan yapım ortağı olarak sürecin içinde yer aldılar.  Ekiple dirsek temasında, fikirden çekime, kurgudan dağıtıma kadar her aşamada fikirlerini paylaştılar. Yıllardır festivalde yan yana yürüdüğümüz bu iki dostun, sürecin içine tüm kalpleriyle girmesi bizim için tarifsizdi.

İkisi birlikte “Biz bu alanda bir ödül vermek istiyoruz” dediklerinde, bunun sadece bir plaket olmayacağını biliyorduk. Çünkü bu ödül, masa başında konuşulan bir fikrin sahada gerçeğe dönüşmesinin sembolüydü.

Kesişim Alanlarının Gücü

Bu projeyle bir şey daha gördük: Sürdürülebilir yapım, büyük bütçelerin lüksü değil.

Doğru rehberlik, yerel işbirliği ve bilinçli planlama ile her ölçekte yapılabilir.

Ve bir başka şey daha… Bu sadece sinemanın konusu değil. Mimarlık, edebiyat, dijital anlatı; hepsi bu masaya oturabilir.

EkoFilm Platformu’nun hazırladığı sürdürülebilir yapım rehberi, bu yolda önemli bir adım oldu. Biz de İzmir Film Lab olarak bu bilgiyi sahada uygulayacak kesişim alanlarını büyütmeyi hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda, 3-9 Kasım tarihlerinde gerçekleşen 26. İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali kapsamında, Serpil Altın Film ve EkoFilm Platformu işbirliği ile “Sürdürülebilir Yapım Geliştirme Ödülü” ile sürdürülebilir yapımı desteklemeye devam ettik. Bu yıl festivalin ulusal yarışma bölümünde, sürdürülebilir yapım uygulamalarını hayata geçirmeyi vaadeden “Yüksek Sesleri Anlamıyorum” (Erinç Durlanık, Esma Akalın) ve “Abbas” (Can Kahraman, Utku Çırak) filmleri ödüle layık görüldü. Ödül kapsamında kazanan filmlere Serpil Altın Film ve EkoFilm Platformu tarafından sürdürülebilir film yapımı danışmanlığı, ayrıca Fono Film tarafından post-prodüksiyon desteği sağlanacak.

İzmir Film Lab olarak yeni dönemde amacımız:

  • Sinema, mimarlık, edebiyat ve dijital anlatıyı aynı masada buluşturmak,
  • Yerel ve uluslararası ortaklıklarla iyi örnekleri çoğaltmak,
  • Deneyim paylaşımı ve bağ kurmayı kalıcı hale getirmek.

Çünkü biz biliyoruz:

Gelecek, sadece anlatılan hikâyelerde değil; birlikte kurulan dostluklarda ve paylaşılan süreçlerde saklı.