Film ve TV sektöründe sürdürülebilirlik liderliği araştırmasının sonuçları yayınlandı

Surdurulebilirlik Liderligi Anket-EkoFilm Platformu

Green Spark Group tarafından yürütülen uluslararası araştırma, sürdürülebilir dönüşümün teknik çözümlerden önce liderlik anlayışı ve kurum kültürüyle başladığını ortaya koyuyor. Araştırmada katılımcıların çoğunluğu Kanada ve ABD’den yer alırken Slovakya, Türkiye, Arjantin ve Birleşik Krallık’tan sektör profesyonelleri de çalışmaya katkı sundu.

Araştırmada öne çıkan bulgular arasında sürdürülebilirliğin artık kurumlarda bir “yan proje” olarak görülmediği yer alıyor. Katılımcılara göre başarılı dönüşümün temelinde, karar alıcıların süreci sahiplenmesi ve sürdürülebilirliği stratejik bir liderlik sorumluluğu olarak ele alması yer alıyor.

Çalışma ayrıca sektörün karşılaştığı en büyük engelin teknoloji ya da finansman eksikliği olmadığını gösteriyor. Asıl zorluk organizasyonel alışkanlıklar, değişime direnç ve yerleşik iş yapma biçimleri olarak öne çıkıyor. Başka bir deyişle, dönüşüm yeni ekipman yatırımlarından çok zihniyet değişimi gerektiriyor.

Katılımcılar, çalışanların sürdürülebilirlik hedeflerini büyük ölçüde desteklediğini ancak açık bir yönlendirme olmadığında harekete geçmekte zorlandıklarını belirtiyor. Liderlerin net bir vizyon ortaya koyması, kararları somut aksiyonlara dönüştürmesi ve ekipleri sürece aktif biçimde dahil etmesi kritik bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor.

Araştırmanın dikkat çektiği bir diğer alan ise ölçümleme ve veri analizi. Pek çok kuruluş sürdürülebilirlik hedefleri belirlese de bu hedeflerin etkisini ölçme, ilerlemeyi raporlama ve gerçek sonuçları takip etme konusunda önemli eksiklikler bulunuyor. Bu durum, taahhüt ile hesap verebilirlik arasında hâlâ bir boşluk olduğunu gösteriyor.

Çalışmanın en güçlü çıkarımı ise sürdürülebilir dönüşümün politikalarla değil, kurum kültürü değişimiyle mümkün olduğu. Araştırma, sürdürülebilirliğin artık bir iletişim stratejisi ya da kurumsal sosyal sorumluluk başlığı olmaktan çıktığını; gerçek dönüşümün liderlik anlayışının değişmesi, uzun vadeli düşünmenin benimsenmesi ve karar alma süreçlerinin yeniden tasarlanmasıyla gerçekleşebileceğini vurguluyor.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.